Biorezonans.. alerjilerle başa çıkmanın yolu


Biorezonans tedavisinin en başarılı olduğu hastalık grubunun alerjiler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Alerjen maddelerden kaçınmak ve belirtilerini bastıran ilaçlar almak.. Bugüne kadar giderek yaygınlaşan alerjik hastalıklar için sadece bunlar önerilebiliyordu.. Bugün Biorezonans terapileri ile artık daha hızlı ve daha etkili sonuçlar alınıyor.

Kortizon ve antihistaminik ilaçlar, belirtilere sebep olan maddeye karşı vücudun verdiği alerjik tepkileri ancak kullanıldığı süre boyunca kısmen ortadan kaldırabiliyor, üstelik yan etkileri can sıkıyor..

Spesifik bağışıklık tedavisi ise çok zaman alıyor, maliyeti yüksek, her zaman başarılı da olamıyor. Yan etkilerinin çok olması yüzünden sınırlı sayıda hastaya uygulanabiliyor.

Biorezonans tedavisi özel bir alerji testiyle başlar. Hastanın kan örneğinde virüs, bakteri, parazit, ağır kimyasalar, ağır metaller, gıda katkıları, çevre toksinleri, kanser hücreleri ve alerjenlerin de dahil olduğu 6400 maddenin taraması yapılır. Bu rutin bir taramadır.


Kişiye dokunduğu düşünülen her maddeyi saptayabilen biorezonans kan testi ile hastanın alerjileri tespit edilir. Tedavi önceliği planlanır. Her bir alerjen cevap tedavisi ile genel alerji eğilimi (tedaviye engel olan blokajlar, ışınsal yükler, ağır metaller, kimyasallar, bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonlarının tanı ve tedavisi) terapilerinden oluşan kişiye özel tedavi planı oluşturulur.

Genellikle haftada bir kez yaklaşık bir saat süren biorezonans tedavisi sayesinde vücuttaki patolojik alerjen frekansı sıfırlanır ve yerine güçlendirilmiş normal sağlıklı frekans verilir. Ara testler yapılarak iyileşme takip edilir. Alerjen madde sayısına göre 12-14 hafta içinde tedavi sonlanır. Vücut artık alerji yapan maddeyi “normal” olarak algıladığından hastalık tablosu ortadan kalkar. Hasta alerjenle karşılaştığında tepki vermez ve eskiden görülen belirtilerin hiçbiri gerçekleşmez.

Biorezonans metodu ile alerjik cilt lezyonları, alerjik rinit, alerjik astım, gıda maddesi alerjileri, alerjik mide bağırsak hastalıkları gibi birçok hastalığın tedavisinde büyük başarı oranları kaydedilmektedir. Zaman içinde edinilen tecrübeler ile alerjik reaksiyonların bilinen alerji bulguları dışında konsantrasyon bozukluğu, kronik yorgunluk, kolit, sistit, migren, depresyon, hiperaktivite, fibromiyalji gibi daha bir çok hastalığa da zemin hazırladığı görülmüştür.

Alerjiler etkin bir şekilde biorezonansla tedavi edildikten sonra bu hastalıklarda da büyük oranda düzelme kaydedilmektedir.

Alerjik kontakt dermatit rahatsızlığında, sabun, nikel, kobalt, parfüm, plastik, sentetik kumaş gibi alerjenlerle temas eden ciltte tipik döküntüler ortaya çıkar. Biorezonans tedavisi öncesinde yapılan kan tetkikleri sayesinde alerjiye sebep olan maddeleri başarılı bir şekilde doğru saptanır. Tedavi başarı oranları bu nedenle de çok yüksektir.

Çeşitli iç ve dış faktörlere derinin iltihaplı cevabı olarak ortaya çıkan egzama, en yaygın cilt hastalıklarından biridir. Sebepleri ve kesin tedavisi ile ilgili tıp dünyasının net cevaplayamadığı bir rahatsızlıktır. En yaygın türü “atopik dermatit” olarak da bilinen “alerjik egzama”dır. Biorezonans egzama hastalığını da etkin bir şekilde tedavi edebilmektedir. Egzamanın oluşumuna sebep olan faktörler tespit edilir ve yüksek başarı oranlarıyla giderilir.


Solunum yolları akut ve kronik hastalıkları, hafif burun kaşıntısından saman nezlesi, sinüzit, astım ve bronşite kadar uzanan geniş bir hastalık grubunu içerir. Klasik alerji testleri temel alerjenlerin araştırılmasıyla sınırlı kalırken, biorezonans test yöntemiyle alerjen maddeler çok geniş skalada taranıp saptanabilmektedir. Solunum yolları akut ve kronik hastalık şikâyetlerine neden olan kronik toksin yükleri, barsak ve diğer organ bozuklukları, elektromanyetik hassasiyeti gibi tedavi blokajları da ortadan kaldırılır. Bu hastalıklar biorezonans terapileri ile etkin bir şekilde tedavi edilir. Özellikle çocuklarda ve kısa süre önce şikâyetleri başlamış hastalarda başarı oranları daha yüksektir.

Hayvan tüyü/kılı alerjisinin başarılı olarak tedavi edilmesi evinde kedi, köpek besleyemeyen alerjik hayvanseverler için sevindiricidir. Terapi bilgisi ve alerjiyi tetikleyen bilginin doğru örtüşmesi tedavinin başarısını artırmaktadır. Bu yüzden bu alerjilerin tedavisine başlamadan önce hastanın evinde ya da komşusunda beslenen hayvanların tüyü istenir. Çünkü her hayvan cinsi ve ırkı dahi alerji tipini değiştirebilmektedir. Alerjisiz yaşamak biorezonans ile mucize olmaktan çıkmıştır. Kişiye özel planlanan tedavi sonrası hayvanlarla temas halinde ortaya çıkan bulgular tamamen ortadan kalkar.


Üst solunum yollarını etkileyen polen alerjisi alt solunum yolu hastalıklarına da zemin hazırlayabilmektedir. Gözde kaşıntı, hapşırma gibi bulgulardan astım atağına kadar geniş bir bulgu skalası vardır. Hastalarda polen alerjisinin yanısıra, atık gazlar, hava partikülleri ve haşere ilaçları ile kirlenmiş polenlere de alerji saptanabilmektedir. Bu da alerjenin sürekli şekil değiştirmesi anlamına gelmektedir. Polen alerjisinin tedavi zorluğu bu yüzdendir.

Biorezonans tedavisi ile polen alerjisi tamamen geçebileceği gibi her yıl polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde kısa süreli hatırlatıcı tedavilere de ihtiyaç duyan hastalar olmaktadır.


İnek sütü, buğday, şeker ve yumurta alerjileri başta olmak üzere, gıda alerjilerinde bütün majör ve minör alerjenler biorezonans ile başarıyla tedavi edilebilmektedir. Özellikle çocuklarda gelişim geriliğine sebep olabilen alerjilerin tedavisi çocuğun fiziksel ve mental gelişimine katkıda bulunmaktadır. Yuvada ve okulda beslenmelerindeki sıkıntıların ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Majör alerjenler tedavi edilirken hasta, kısa süreli olarak bu maddelerin perhizine sokulur. Biorezonans tedavisi bittiğinde ve ara testlerle alerjenin etkisinin bittiği tespit edildiğinde perhiz bozulur. Artık bu maddelerin tüketilmesiyle alerjik reaksiyon gözlenmez.

Neyin alerjiye sebep olduğunun bilinmediği alerjik bünye durumlarında biorezonans cihazı ile yapılan özel kan testi yüksek güvenilirlikle alerjenleri tespit edebilmekte ve hastayı bilmediği alerjilerinden kurtarabilmektedir.

Biorezonansla yapılan alerji tedavisinin hiçbir yan etkisi yoktur. Bebekler, çocuklar ve erişkinlerde güvenle kullanılabilinir.

Hiç yorum yok: