Kanserden korkma, olumsuzluktan ve yanlış beslenmekten kork!



T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun yayınladığı 2014 Türkiye Kanser İstatistikleri Raporu’nda* kanser türlerinin erkek, kadın ve çocuklara göre dağılımı şöyle sıralanıyor:
 Erkeklerde saptanan ilk üç kanser türü: Trakea, Bronş, Akciğer (%52.5), Prostat (%32.9), Kolorektal (%22.8).
Kadınlarda saptanan ilk üç kanser türü: Meme (% 43), Tiroid (% 20.7), Kolorektal (% 13.8).
Kız çocuklarda (0-14 yaş) saptanan ilk üç kanser türü: Lösemi (% 34.1), MSS Tümörleri (% 18.9), Lenfoma (10.8).
Erkek çocuklarda (0-14 yaş) saptanan ilk üç kanser türü: Lösemi (% 36.5), MSS Tümörleri (% 18.5), Lenfoma (%15.7).
Genetik faktörler bir yana, çocuklarda kanser oluşumunun en önemli nedeni, yanlış beslenme ve elektromanyetik alana maruz kalmaları gösteriliyor.

Kanser erken dönemde teşhis edildiğinde  etkin olarak tedavi edilebilen bir hastalıktır. Geç dönemde farkedilse dahi günümüz tedavileri artık kanseri kronik bir hastalık haline getirilebilmekte.. Kanser hastalarının ve yakınlarının bu nedenle umutlarını korumaları ve hastalıkla savaşmayı sürdürmeleri çok önemli. Kanserle mücadelede her geçen gün yeni moleküller, hedefe yönelik yeni tedaviler ve tamamlayıcı destek tedaviler geliştirilmektedir.


Olumlu olun, neşenizi artıracak etkinlikler içinde olun. Gülün. Gülmek, bağışıklığımızı kuvvetlendiren mutluluk hormonu (endorphin) salgılanmasını sağlar. Ayrıca, Biorezonans, Psiko Kinezyoloji, NLP gibi tamamlayıcı tıp dallarında çalışan uzmanlardan destek alarak kuvvetinizi, direncinizi, ruh sağlığınızı artırın.

Kanserden korunmak için yapılması gerekenlerin en başında (günde 2-3 ya da 20-30 tane farketmez!) sigarayı bırakmak, sigara içilen ortamlardan uzak durmak gelmektedir.

Doğru beslenmek, fiziksel aktivite içinde olmak, katkı maddelerinden uzak durmak, aşırı güneş ışınlarına maruz kalmamak, elektromanyetik alanlardan ve  X ışınlarından uzak kalmak da gerekli tedbirlerdir.

Karaciğer için toksik bir madde olan alkol kullanımını kısıtlamak veya tamamen durdurmak da akıllıca olacaktır.


Çocuklar ve kendimiz için almamız gereken bazı basit tedbirleri hekimler ısrarla hatırlatıyor ve bizlerden bu bilgileri çevremize yaymamızı önemle rica ediyorlar:
Oyuncak sayısını abartmayın. Plastik çocuk oyuncaklarından uzak durun. Tahta oyuncakları tercih edin. Plastik oyuncaklardaki fatalat maddesi vücutta östrojen üretimini kamçılayıp özellikle kız çocukların erken ergenleşmesine yol açmaktadır ve kanserojendir.

Lateks ve kauçuk objeler kanserojen nitrosamin içerir. Biberonlarda silikon tercih edin. Yumuşak plastik ürünlerin üzerinde “BPA (Bisfenol) içermiyor” etiketini arayın.
Bayat kuruyemişlerde kanserojen küf aflatoksin bulunmaktadır. Çocuklarınıza bayat gıda yedirmeyin.
İçme suyunuzu plastik ambalajlarda değil cam içinde muhafaza ediniz. Mümkünse mutfak musluğunuza ev tipi su arıtma cihazı taktırın.

Beyaz şekeri alışveriş listenizden çıkarın.
Çocuklarınıza iki yaşına kadar şekerli gıda vermeyin.Böylece şeker tadına alışmamış ve şekerden korunmuş olur.

Salam, sosis gibi şarküteri ürünlerinde nitrit ve nitrat bulunmaktadır. Çocuklarda kan kanserine yol açan bu maddelerden uzak durun.
Uzun ömürlü market ürünlerini tercih etmeyin.

Doğal biolojik koşullarda yetiştirilmiş meyvelerden bol bol tüketin. Bol lifli posalı meyveler tükettirin.
Besinlerle doğrudan temasta bulunan plastik her türlü mutfak malzemesini kullanmayın. Çelik, cam ve porselen tercih edin.

Çocuklara antienflamatuar özellikli Omega 3 içeren deniz balıkları yeme alışkanlığı kazandırın. Balık mevsimi dışında ise balık yağı takviyesi yapın.
Glutamat, tat yoğunlaştırıcı maddeler ve zararlı yağ içeren fastfood ürünleri yerine tencere yemeklerimizi tercih edin.

Tam tahıllı karbonhidrat grubunu tüketin. Ruşeymi alınmamış, beyazlatıcı katılmamış tam buğday ya da çavdar, kabuklu pirinç, tam buğday makarnası gibi..
Glisemik indeksi 50’nin altında olan besinleri seçerek inflamatuar etki eden insulin salgılamasını kısıtlayın.
Temiz havada her gün yürüyüş yapın, hareketsiz kalmayın.

Basit gripal vakalarda hemen antibiyotiğe başvurmayın. Enfeksiyonlu durumlarda ateş 39.5’u geçmediği sürece üç gün ateş düşürücü kullanmayın. Unutmayın ateş vücudu korumak için bağışıklık sistemini harekete geçirir. Erken müdahele ederseniz mikropların ölmesini engellemiş olursunuz. Kafanıza göre antibiyotik kullanmayın, doktorunuzun verdiği antibiyotiği ise zamanından önce bırakmayın.
Savunma sistemimizi güçlendiren gıdaları iyi öğrenin ve tüketin. Yeşil çay, zencefil, soğan, sarmısak, kırmızı meyveler gibi..
Herhangi bir sağlık sorunu kısıtlamanız yoksa kendiniz ve çocuğunuzun kilosuna göre ayarlanmış günlük su tüketimini ihmal etmeyin. Bu miktar yetişkinler için günde 2,5 litredir.
Bilinçli güneşlenmek D vitamin oluşumu için faydalıdır, ancak mevsime ve saatlere dikkat ederek zararlı ışınlardan korunun. Kış aylarında D vitamini takviyesi alın.



* http://kanser.gov.tr/Dosya/2017Haberler/2014-RAPOR.pdf

Hiç yorum yok: