Beslenme biçimimiz ruh sağlığımızı da etkiliyor



“Ruh ve beden sağlığının bir bütün olduğunu düşünürsek  beden sağlığımızı etkileyen her şeyin ruh sağlığımızı da etkileyebileceği sonucuna varmamız mümkün.

Sağlığımızı etkileyen en önemli faktör “beslenme” biçimimiz, sosyokültürel ve coğrafik farklılıklardan, modern çağın sunduğu genetiği değiştirilmiş organizmalara,  gıda katkılarından renklendiricilere kadar  birçok unsurdan etkilenmekte..

Ortadoğu ülkelerinde  hayvansal et ve sakatat tüketimi oldukça fazlayken, Hindistan gibi budist ülkelerde bitkisel beslenme ağırlıklıdır. Japonya ve Norveç gibi ülkelerde ise beyin gelişimi ve işleyişine katkısı olan omega-3 yağ asitleri içeren deniz ürünlerinin tüketimi fazladır..  Bu örnekler, huy ve mizacımızı tüketilen gıdaların  değiştirebileceği hipotezlerini açıklayabilir.

Bitkisel ağırlıklı beslenen kişilerin kişilik yapısı daha toleranslı ve uyumludur.  Et ağırlıklı beslenen kişilerde ise öfke hali daha yaygındır.

Beyin işleyişi ve gelişimi için faydalı olan omega-3 bağı içeren alfa-linolenik asit, DHA (dokosaheksaenoik asit) ve EPA (eikosapentaenoik asit) gibi yağ asitlerinin, özellikle çocuklardaki hiperaktivite ve dikkat eksikliği üzerinde olumlu etkileri kanıtlanmıştır. 

Esansiyel aminoasitler, B vitaminleri ve kalsiyumdan zengin et ve süt ürünleri  de beyin sağlığı için önemlidir. Tek düze bitkisel içerikli gıdadan ibaret beslenme şekli tek başına beyin ve ruh sağlığı açısından vücudumuzun temel ihtiyaçlarını karşılamayabilir. Halbuki karışık tahıl, baklagiller, yeşil yapraklı sebzelerin et ve süt ürünleri ile dengeli tüketilmesi beyin sağlığı açısından daha faydalıdır.  

Besin katkılarının, sentetik gıda boyalarının ve koruyucuların çocuklarda 'Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu' gibi bazı davranım sorunlarına sebep olabileceğine dair kanıtlar bulunmaktadır.

Gıda renklendirici ve koruyucuları özellikle çocuklarda hiperaktivite sorununa yol açtığı birçok tıbbi araştırmada kanıtlanmıştır. Çocukların kilolarının yetişkinlere nazaran daha düşük olması nedeni ile kimyasallara maruziyet ve bunların yarattığı etkiler daha belirgin görülmektedir. Zararlı bazı gıda katkı ve renklendiricilerini şöyle sıralayabiliriz:

Sunset Yellow (E110) portakal ve kayısı jölesi (veya yumuşak şekerlemeler), portakal ve limonata içecekler veya tozları, paket çorbalar, sıcak çikolata karışımları, bazı pediatrik şuruplar, 
Tartrazine (E102) soğuk içecekler ve tozları, dondurma veya tozları, şekerler, sakız, jöle, bazı pediatrik şuruplar,
Ponceau 4R (E124) Tatlı malzemeri, jöle veya yumuşak şekerlemeler, salam, salata sosları ve bazı pediatrik şuruplar,
Quinoline Yellow (E104) Dondurma ve şekerlemeler, içecek tozları, tütsü balık,
Carmoisine (E122) jöle ve yumuşak şekerlemeler, şekerler, sosis ve salam, bazı pediatrik şuruplar,
Allura Red (E129) şekerler, içecekler, şuruplar,
Sodium Benzoate (E211) soğuk içecekler, sirke, hazır turşu, meyve suları, kekler, jöle veya yumuşak şekerlemeler, şekerler, sucuk,cips ve bazı pediatrik şuruplar.  Küf ve mayalara karşı antimikrobiyal olarak kullanılan Sodyum Benzoate’ın vücutta metabolize edilirken sitrat ile birleşerek kanserojen bir madde olan benzene dönüşür.
    

Besin katkılarının yapabileceği bazı psikiyatrik bulgular:
- Yorgunluk, dikkatsizlik, dikkat eksikliği
- Huzursuz bacak, bacak sallama
- Duygudurumda dalgalanmalar 
- Çabuk sinirlenme ve huzursuzluk hali.

Ne kadar düzenli yiyorsunuz?
Kan şekeriniz düştüğünde yorgun, bıkkın ve üzgün hissedebilirsiniz. Şeker seviyenizi sabit tutmak için düzenli yemek yemeniz ve yavaş yavaş enerji salan gıdaları seçmelisiniz.
Yavaş salınan enerji yiyecekleri protein gıdaları, fındıklar ve tohumlar, yulaf ve kepekli tahıllardır.
Bazı ipuçları:
Kahvaltı etmek güne iyi bir başlangıç ​​olur.
Zengin bir öğle ya da akşam yemeği yerine, gün içine yayılmış küçük porsiyonlar yemeyi deneyin.
Saat 19.00'dan sonra yemek yememeye özen gösterin.
Tatlı atıştırmalar, şekerli içecekler ve alkol gibi kan şekerinizi hızlı bir şekilde yükselten veya düşüren gıdalardan kaçının.

Günlük besinlerinizi alıyor musunuz?
Bizi fiziksel ve zihinsel açıdan sağlıklı tutan birçok mineral, vitamin ve lif içeren sebzeler ve meyvelerdir. Her gün farklı renkte meyve ve sebze yemeli, iyi besin öğeleri almalıyız. Aynı tür gıdadan çok porsiyon yemek  fayda sağlamaz.
Bazı ipuçları:
Domatesler, mantarlar ve muzlar, beyniniz dahil, tüm sinir sisteminiz için gerekli olan yüksek düzeyde potasyum içerir. Vitaminlerini yok etmemek için de bazı sebzeleri çiğ yemeye çalışın.

Yeterince su içiyor musunuz?
Yeterli miktarda su içmiyorsanız, konsantre olmakta veya net düşünmekte zorlanabilirsiniz. Peklik çeker, iyi hissetmezsiniz. İçecekleriniz su, bitki çayı, yeşil çay veya seyreltilmiş meyve suyu olmalı.
Bazı ipuçları:
Vücudunuzu susuz bırakmayın. Günde en az iki litre suya ihtiyacınız olduğunu bilin. Bir miktarı yiyeceklerinizde mevcut, ancak diğer kısmını içmeniz gerekiyor.


Doğru yağları mı tüketiyorsunuz?
Beyniniz omega 3 ve 6 yağlarına ihtiyaç duyar. Bütün yağlardan kaçınmak yerine doğru olanları yemeniz önemlidir. Yağlı balıklar, kümes hayvanları, fındık-ceviz-badem gibi kabuklu yemişler, zeytinyağı,  ayçiçek yağı, kabak çekirdeği ve ayçekirdeği, avokado, süt, yoğurt, peynir ve yumurta  iyi yağlar ihtiva ederler. Bazı ipuçları:
Marketten satın alınan kek ve bisküvilerde olduğu gibi içindekiler listesinde trans yağ veya kısmen hidrojene yağlar yazan yiyeceklerden  kaçının.  Enerjinizi düşük hissettiğiniz anlarda  cazip olabilirler, ancak bu tür yağlar uzun vadede hem ruhsal durumunuzu hem de fiziksel sağlığınızı kötü etkiler.

Yeterince protein alıyor musun?
Protein, düşünce ve duygularınızı düzenlemek için beyninizin ihtiyaç duyduğu kimyasalları oluşturan amino asitler içerir. Aynı zamanda kan şekeri seviyenizi kontrol etmeye yardımcı olur.
Protein; yağsız et, balık, yumurta, peynir, baklagiller (bezelye, fasülye ve mercimek), soya ürünleri, fındık ve tohumlarda bulunur.
Bazı ipuçları: Et yiyecekseniz, satın alabileceğiniz en kaliteli eti seçin. Fabrika üretimi hayvanların etinden daha fazla besin ve daha az yağ içerirler.
Neden protein içeren  gıdaları araştırıp, denemek için yeni bir şeyler bulmuyorsunuz?

Bağırsaklarınız nasıl hissediyor?
Zihin durumunuz, sadece fiziksel rahatınızla ilintili değil biliyor musunuz? Birçok kimyasalı beyninizle  müşterek kullandığından bağırsaklarınız onunla iletişim içindedir.
Sağlıklı bağırsak gıdalarını hatırlatmakta fayda var: lifli meyve, sebze ve kepekli tahıllar ile probiyotik içeren yoğurtlar.
İpucu: Bağırsaklarınızın yeni bir yeme alışkanlığına alışması zaman alabilir.  Bu nedenle esaslı değişiklikleri yavaş yapmalısınız.

Çok fazla mı kafein alıyorsunuz?
Kafein uyarıcıdır. Fazla almanız endişeli ve depresif hissetmenize neden olabilir,  geceleri içiyorsanız uykunuzu kaçırabilir.  Çay, kahve, çikolata, kola ve enerji içecekleri kafein içerir.
İpucu: Az kafein alır veya tamamen bırakırsanız kendinizi oldukça hızlı bir şekilde daha iyi hissedebilirsiniz. Yine de alışkanlıklarınızı aniden değil, yavaş yavaş terketmeye bakın.

İlaç alıyor musunuz?
Belirli psikiyatrik ilaçları kullanıyorsanız bazı gıdaları yemek tehlikeli olabilir. Örneğin bir çeşit antidepresan olan MAOI alıyorsanız turşular, fermente olmuş, bekletilmiş, asılmış, kurutulmuş veya olgunlaştırılmış yiyecekler yememelisiniz. Çünkü gıda, havayla temas ettikçe tiramin adı verilen bir madde yüksek seviyelere yükselir ve tiramin ile MAOI arasındaki etkileşim çok tehlikeli olabilir.
Lityum kullanıyorsanız, beslenmenizdeki tuzlu maddeler ve sıvı miktarı konusunda çok dikkatli olmanız gerekir. Bunun nedeni, vücudunuzdaki tuz ve sıvı miktarı lityum seviyenizi etkileyebilir ve lityum seviyeniz çok yüksek olursa çok tehlikeli olabilir.

Herhangi bir ilaç reçetelemeden önce, doktorunuz muhtemel riskleri veya yan etkileri açıklamalıdır. Böylece bilinçli  kararlar verebilirsiniz.

Hiç yorum yok: