Biorezonans terapilerinin selülite faydası büyüktür..


Selülit, deri kalitesinin bozulduğu, homojen görüntünün kaybolduğu, girinti ve çıkıntıların arttığı durumların adıdır ve birçoğumuz, özellikle kadınlar bu durumdan daha çok etkilenirler. 

Gerçekte, selülit deri altı bağ dokusunun iltihabi durumudur. Isı ve renk artışının olduğu, lenf drenajının ve yüzeysel pürüzsüzlüğün bozulduğu bir durumdur.

Deri altında homojen bir örtü gibi yer alan yağ dokusu, bedenin kusursuz estetik görünümü için önemlidir. Genetik profil birincil öneme sahiptir. Daha sonra da beslenme, spor, yaşam tarzı gibi önemli faktörler gelir.

Deri altında, derin tabakadaki kaslar ile deri altı katmanı arasında dikey taşıyıcı bağlantılar vardır. Bunların arasında yağ dokuları yer alır. Dengeli beslenme, spor ve yaşam tarzı gibi pek çok faktöre önem veren insanların yağ yapısı homojenliğini korur.

Genetik faktörler, hormon bozuklukları, kan dolaşımı bozuklukları, bağ dokusu zayıflığı, kötü beslenme alışkanlıkları (kahve, kola, alkol gibi), hareketsizlik ve psikolojik faktörler selülit nedenidir. Yağ dokusu homojenliğini kaybeder ve yağ kalınlığı bölgesel olarak artar. Böylece yağ dokusu içerisindeki taşıyıcı lifler gerilmeye başlar. Gerginliğe bağlı olarak lifler deri yüzeyinde belirgin çöküntüler oluşturur. Düğmeli koltuk sırtı gibi görüntüler oluşur.

Liflerin doğal elastikiyeti artan yağ hacmi yüzünden sınırlanır. Gerginlik dolaşımın azalmasına ve yağ dokusunun homojenlik kalitesinin bozulmasına yol açar. Portakal kabuğu görüntüsündeki girintiler, pürüzsüzlüğünü yitirmiş deri örtüsü şeklinde ortaya çıkar.

Selülit, kilolu ya da zayıf her yaşta kadında, çoğunlukla kalça, basen, diz ve bilek iç kısımlarında, baldırların arkasında kendini gösterir.

Her kadında az ya da çok selülit yoktur, selülit olma potansiyeli vardır.

Genetik yapısı sağlam, beslenmesini doğru yapan ve egzersizle yaşayan selülitsiz kadın olabileceği gibi, ne yazıkki genetik faktörlerden ötürü profesyonel sporcularda bile selülite rastlanabilir.

Selülitin başlıca sebebi kadınlık hormonu östrojendir. Kadınların cilt altı yağ dokusunun yapısı erkeklerinkinden farklıdır. Kaslarla deri alt katmanı arasındaki dikey taşıyıcı bağlar; östrojen hormonu, genetik yapı, yaş, beslenme, hareketsizlik gibi birçok nedenden ötürü kısalır ve yağ dokusunun yapısı bozulmaya başlar. En son evrelerinde selülit gözle görünür hale gelir.

Selülitin tedavisi için masaj, krem gibi kan dolaşımını arttıran, selülitli bölgede rahatlama sağlayan yöntemler önerilmektedir. Biorezonans terapilerinin faydaları büyüktür. Biorezonans, deri altındaki iltihabi durumun iyileştirilmesi yoluyla selüliti tedavi edebilmektedir. Tedavi süresince bol su içilmeli ve bu günlük alışkanlık haline getirilmelidir. Su, kan dolaşımını ve toksik maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Tuzdan ve hayvansal yağlardan uzak durmalı, taze ve besleyici sebze-meyveler tercih edilmelidir.

Biorezonans terapileri, vücudun kan dolaşımı ve lenfatik dolaşımını hızlandırır, yağ yakımını arttırır. Deri altındaki toksin birikimi, doku düzensizlikleri ve istenmeyen selülit görüntüsü böylece önemli derecede azalır.

Hiç yorum yok: