Yastık altı cep telefonu uygulamasından vazgeçin...


Elektromanyetik dalgaların konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, baş ağrısı, uyku bozukluğu, depresyon ve psikolojik sıkıntılar yaptığını artık hepimiz biliyoruz.

Uyku bozukluğu da uyku sırasında salınan önemli bir hormon olan melatonin salınımını etkileyerek bağışıklık sistemi bozukluklarına sebep olmaktadırlar.

Bunu engellemenin ilk akla gelen yolu cep telefonlarınızı uyku arkadaşlığından azad etmenizdir...

Elektromanyetik dalgaların diğer olumsuz etkilerinden korunmak için de aklınızda bulunduracağız basit önlemleri şöyle sıralayabiliriz:
  • Mikrodalga fırın çalışırken yakınında bulunmayın.
  • Elektrikli cihazları kendinizden mümkün olduğunca uzak tutun. Elektromanyetik etkinin mesafeyle azaldığını unutmayın. 
  • Fotokopi makinelerinden en az 50 cm uzakta durun. 
  • Elektrikli tıraş makinesini mümkünse şarjlı olarak kullanmayı tercih edin. 
  • Saç kurutma makinesinin manyetik alanı yüksektir. Uzun süreli kullanmak yerine aralıklarla kullanın. Saç kurutma makinesini yatmadan önce kullanmayın. 
  • Dinlendirici bir uyku için yatak odasında televizyon ve bilgisayar bulundurmayın veya bu cihazları tamamen kapalı konumda tutun. 
  • Elektrikle çalışan radyolu çalar saatleri başınızdan mümkün olduğunca uzak tutun, mümkünse pille çalışanları tercih edin. 
  • Elektrikli battaniyeyi yatağa girmeden önce kapatın. 
  • Halojen, floresan gibi ekonomi lambalarını okurken kullanmamaya çalışın. 
  • Kullanmadığınız cihazları kapalı tutun ya da fişten çıkarın. Cihazlar stand-by konumdayken elektromanyetik kirlilik yaratır. 
  • Dizüstü bilgisayarlar, şarjlı kullanıldığında daha düşük elektromanyetik alana sahiptir. 
  • Elektromanyetik alanlar açısından sağlıklı bir ortamda yaşadığınızdan emin olmak için evinizde ve işyerinizdeki elektromanyetik alanları ölçtürebilirsiniz.
  • Elektromanyetik kirlilik kaynakları arasında en fazla risk cep telefonu kullanımı kaynaklıdır. Cep telefonu kullanımını azaltın.
Günümüze kadar yapılan çalışmalar incelendiğinde, cep telefonu kullanımıyla baş bölgesi tümörleri gelişimi arasında bir ilişki bulunmasa da, kullanım süresi arttıkça kanser gelişme riskinin arttığı vurgulanmıştır. Baş bölgesinde tutularak kullanımları nedeniyle cep telefonunun ısı değişikleri oluşturduğu ve bu değişikliklerin baş ağrısı, göz yaşarması, unutkanlık, Alzheimer ve tümör oluşumuna kadar gidebileceği belirtilmektedir.

Çocuklarda sinir sistemi ve başın gelişimi devam ettiği için, çocuk ve gençler risk altındadır. Bu nedenle 16 yaşın altındakilerin cep telefonu kullanmamaları, kullanmaları mecburi olması halinde ise günde 10 dakikayı geçmemesi Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmektedir.

Özellikle 920-940 MHz telefonların, hemoglobin yapısı ve fonksiyonunu etkilediği ve kan basıncında artışa sebep olduklarına dair bulgular da mevcuttur. Erkeklerde ve kadınlarda yapılan birçok çalışmada, insanların üreme fonksiyonları üzerinde de etkili olduğu ortaya konmuştur. Cep telefonlarının termal etkisine bağlı olarak gözde katarakt oluşumu, korneal ödem, endotel hücre kaybı ve retinal dejenerasyon oluşumu da bildirilmektedir.



Cep telefonları yorgunluk, gerginlik, karamsarlık, depresyon, belirsiz ağrılar, uyku ve iştah sorunları, enerji azlığı, bedensel işlevlere ilişkin (iş ve ders başarısı düşüklüğü, sindirim, dolaşım, boşaltım bozuklukları gibi) sorunlara neden olmaktadır.
  • Cep telefonu görüşmeleri mümkün olduğunca kısa tutulmalı, acil durumlar dışında çocuklara ve hamilelere cep telefonu kullandırılmamalıdır. 
  • Cep telefonları, baz istasyonları ile ilk etkileşimlerinde en yüksek anten çıkış gücünü kullanırlar. Bağlantı sağlandıktan sonra cep telefonumuz haberleşmeyi devam ettirmek için sinyal gücü seviyesini en uygun anten çıkış gücüne ayarlamaya çalıştığından bu sırada kapalı alanlarda bulunmamaya gayret göstermelidir. 
  • Telefonu baş bölgesinden uzakta tutmalı, gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye başladıktan 1-2 saniye sonra cihaz kulağa götürmelidir. Kulaklık kullanmak sağlığımız açısından faydalı olabilir. 
  • Uyurken cep telefonları kapatılmalı, kapatılmayacaksa başucundan en az 1 metre uzağa bırakılmalıdır. 
  • Telefonlar hareketli araçlar içerisinde kullanılmamalı ve taşınmamalıdır. Araç içine yansıyan elektromanyetik alanın şiddeti, yolcuların açık havadakinden daha fazla elektromanyetik dalgaya maruz kalmasına neden olmaktadır. 
  • Radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaşlılar gördüğünden, baz istasyonları okul, kreş, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurulmalıdır. 
  • SAR* değeri daha düşük cep telefonları kullanılmalı ve cihaz vücuttan olabildiğince uzakta veya çantada taşınmalıdır.
*Cep telefonlarındaki elektromanyetik dalga yayılımı için önemli ipucu olan elektromanyetik enerjinin vücut dokuları tarafından soğurulmasının belirleyicisi Özgül Soğurma Hızıdır (SAR) ve sınır değerleri baş-boyun için 2, tüm vücut için 0.08 Watt/kg olarak belirlenmiştir. Ülkemizde satışa sunulan cep telefonlarının SAR değerleri 0.1 - 2.67 Watt/kg arasında değişmektedir. 1 - 9 arası SAR değerleri, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilebilir değerler olarak görülmektedir. Cep telefonunuzun yaymış olduğu SAR değeri öğrenilerek, çok yüksek SAR değerli telefonlar değiştirilebilir.

Hiç yorum yok: