Amalgam diş dolgularının içindeki metallerin bazı bünyelerde uykusuzluğa, hafıza ve denge kaybına ya da psikolojik rahatsızlıklara neden olduğunu biliyor muydunuz?

Son yıllarda Batı’da, amalgam dolguların insan sağlığına zararlı olup olmadığı tartışılıyor. Bazı doktorlar amalgam dolguların içinde bulunan civanın, insan sağlığı için uzun dönemde çok zararlı olduğunu iddia ederken, bazıları bu konunun büyütüldüğünü söylemektedir.

Çevreden, amalgam dolgulardan ve bazı gıdalardan alınan cıva, insan sağlığı için tehlike arz etmektedir. Ağızlarında amalgam dolgu taşıyan kişilerin günlük cıvaya maruz kalma oranı, şu anda Avrupa ve Amerika’da kabul edilen güvenli sınırı aşmaktadır.

Amalgam dolgular, % 50 cıva, % 35 gümüş, % 9 kalay, % 6 bakır ve eser miktarda çinko içerir. Amalgamlardan çıkan cıva buharı; hücre zarından kolaylıkla geçer ve beyne ulaşır. Tüm dokulara yerleşir, zamanla dokularda birikim yapar ve sağlık için ciddi bir tehlike oluşturmaya başlar.

Dişlerinde dört veya daha fazla amalgam dolgusu olan yetişkinler ve iki veya daha fazla dolgusu olan çocuklar hayatlarının ileriki dönemlerde önemli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalırlar.

Kronik bir çok hastalıkla ilişkilendirilen amalgam dolgular ucuz ve uzun ömürlü olduğu için tercih ediliyorlar. Ancak, 0.4 santimetrekarelik bir yüzeyi olan tek bir amalgam dolgudan, mekanik aşınma (çiğneme, fırçalama) ve buharlaşma yolu ile her gün yaklaşık 15 mikrogram cıvanın serbest hale geçmekte olduğu da bir gerçektir. Ağzında 8 dolgusu olan bir kişinin bu durumda aldığı günlük cıva miktarı 120 mikrogramı bulmaktadır. Mukayese etmek gerekirse, balık tüketiminden alınan günlük ortalama cıva miktarı 2.3 mikrogram, havadan ya da diğer gıdalardan alınan cıvanın günlük toplam değeri ise ancak 0.3 mikrogramdır.

Bilim adamları, radyoaktif madde ile işaretlenmiş cıva kullanarak üretilen amalgam dolguları hayvanların ağızlarına yerleştirmişler ve radyoaktif maddenin takibi yolu ile cıvanın çok kısa bir süre içinde hayvanların böbrek, beyin ve barsak duvarlarına yerleştiğini kanıtlamışlardır.

Ağızda amalgam dışında başka metallerden yapılmış düzeltmeler varsa, yanyana gelen  değişik metaller pil etkisi oluşturduğu için amalgam dolgulardan cıva çıkışının daha da arttığı görülmüştür.

Ağızda altın bulunması halinde cıvanın serbest hale geçmesi 10 kat daha artmaktadır.
Merkezi sinir sistemine geçen cıva, insanlarda psikolojik, nörolojik ve immünolojik sorunlara yol açmaktadır. Yarı ömrü 15 ila 30 yıldır. Yani 1 gram cıvanın 0.5 grama inebilmesi için geçen süre 15 ila 30 yıldır.

Cıvanın vücuddaki etkileri kişiye göre değişiklik göstermekle birlikte Alzmheimer hastalığı, immün sistem problemleri, böbrek fonksiyon bozukluğu, denge kaybı, kısırlık, polikistik yumurtalık sendromu, nörotransmitör dengesizlikleri, gıda alerjileri, multiple skleroz, tiroit problemleri, yorgunluk, hafıza kaybı ve bazı psikolojik rahatsızlıklarla ilişkili olduğu belirlenmiştir.

Bazı Avrupa ülkelerinde amalgamın dolgu malzemesi olarak kullanımı yasaklanmıştır.

Ağız içindeki amalgam dolgular (bazen tek bir amalgam dolgu bile) “ağız içi pil” denilen elektriksel aktiviteyi oluşturur. Milivolt ve mikroamper cinsinden ölçülen bu aktivite amalgamdan iyonlaşmanın (yani civa salınımının) göstergesidir. Bu ölçüm,  biorezonans cihazıyla kolaylıkla yapılabilmekte, metal zehirlenmelerinin yarattığı kronik hastalıklar biorezonans terapileriyle iyileştirilebilmektedir.

Hiç yorum yok: